Antalya'daki Doğal Güzellikler
Türkiye'nin güneyinde yer alan Antalya, eşsiz doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olan bir cennet köşesidir. Masmavi denizi, altın sarısı kumsalları, muhteşem şelaleleri ve nefes kesen kanyonlarıyla doğa tutkunlarının vazgeçilmez rotası haline gelen bu şehir, dört mevsim ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Akdeniz ikliminin tüm avantajlarını yaşatan Antalya, yılın büyük bir bölümünde güneşli günleriyle doğal güzelliklerini keşfetmek için ideal koşullar sunmaktadır. Antik kentleri, milli parkları ve endemik türleriyle zengin bir biyoçeşitliliğe sahip olan bu eşsiz şehir, doğa ve tarih tutkunları için adeta bir açık hava müzesi niteliğindedir.
Antalya'nın en büyüleyici doğal güzelliklerinden biri olan Düden Şelalesi, şehir merkezine yakınlığıyla dikkat çeken ve Akdeniz'e dökülen muhteşem bir doğa harikasıdır. Alt ve Üst Düden olarak iki kısımdan oluşan şelale, özellikle Üst Düden'deki mağara oluşumları ve Aşağı Düden'in denize döküldüğü noktadaki muhteşem manzarasıyla ziyaretçilerini büyülemektedir. Şelale çevresindeki yürüyüş parkurları ve seyir terasları, doğanın içinde huzurlu anlar yaşamak isteyenler için ideal noktalar sunmaktadır. Karpostal güzelliğindeki manzaralarıyla Düden Şelalesi, fotoğraf tutkunları için de vazgeçilmez bir duraktır.
Türkiye'nin en güzel plajlarına ve koylarına ev sahipliği yapan Antalya'nın dünyaca ünlü Konyaaltı ve Lara plajları, kilometrelerce uzanan kumsalları ve berrak sularıyla deniz tutkunlarını kendine çekmektedir. Olimpos, Çıralı ve Patara gibi el değmemiş doğal plajları, antik kentlerin kalıntılarıyla iç içe geçmiş eşsiz bir atmosfer sunmaktadır. Phaselis Koyu'nun çam ormanlarıyla çevrili turkuaz suları ve Kaputaş Plajı'nın nefes kesen manzarası, doğal güzellik arayanlar için unutulmaz deneyimler vaat etmektedir. Kelebekler Vadisi ve Saklıkent gibi gizli cennet köşeleri, Antalya'nın keşfedilmeyi bekleyen doğal harikaları arasında yer almaktadır.
Toros Dağları'nın eteklerinde konumlanan Köprülü Kanyon Milli Parkı, rafting tutkunlarının gözdesi olan ve 14 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye'nin en etkileyici kanyonlarından biridir. Kanyon boyunca akan Köprüçay Nehri'nin berrak suları, macera severlere unutulmaz anlar yaşatırken, çevresindeki yürüyüş parkurları doğa tutkunlarına eşsiz manzaralar sunmaktadır. Milli park içerisinde bulunan 2000 yıllık tarihi Oluk Köprüsü ve çam ormanları, doğa ve tarihin iç içe geçtiği benzersiz bir atmosfer yaratmaktadır. Zengin florası ve faunasıyla dikkat çeken park, doğa fotoğrafçılığı ve kuş gözlemciliği için de ideal bir ortam sağlamaktadır.
Antalya'nın en büyüleyici doğal oluşumlarından biri olan Damlataş Mağarası ve etkileyici sarkıt-dikit oluşumlarıyla ünlü Karain Mağarası, binlerce yıllık jeolojik süreçlerin muhteşem eserleridır. Yeraltının gizemli dünyasını keşfetmek isteyenler için eşsiz fırsatlar sunan bu mağaralar, aynı zamanda solunum yolu hastalıklarına iyi gelen özel mikroklimaları ile de bilinmektedir. Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı ve Manavgat Şelalesi gibi doğal cennet köşeleri, yemyeşil ormanların içinde saklı şelaleleriyle ziyaretçilerine huzur dolu anlar yaşatmaktadır. Antalya'nın az bilinen ancak büyüleyici güzellikteki Sapadere Kanyonu ve Altınbeşik Mağarası, keşfedilmeyi bekleyen doğal güzellikler arasında öne çıkmaktadır.
Antalya'nın En Önemli Doğal Güzellikleri
Türkiye'nin güneybatı kıyısında yer alan Antalya, doğal güzellikleriyle dünya çapında tanınan bir turizm cennetidir. Akdeniz'in masmavi sularıyla yemyeşil Toros Dağları'nın muhteşem bir uyumla kucaklaştığı bu eşsiz coğrafya, ziyaretçilerine dört mevsim boyunca unutulmaz deneyimler sunmaktadır. Akdeniz ikliminin tüm avantajlarını barındıran bölge, hem deniz turizmi hem de doğa turizmi açısından benzersiz fırsatlar sunar. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Antalya, doğal güzellikleriyle görenleri adeta büyülemektedir.
Antalya'nın doğal hazinelerinin başında, bölgenin can damarı olan su kaynakları gelmektedir. Turkuaz renkli berrak sular, antik kayalıklardan süzülerek oluşturduğu doğal havuzlar ve şelalelerle ziyaretçilere görsel bir şölen sunar. Güneş ışınlarının su yüzeyinde yarattığı büyüleyici ışık oyunları, özellikle gün doğumu ve gün batımı saatlerinde fotoğraf tutkunları için benzersiz kareler yakalamaya olanak tanır. Bu su kaynaklarının çevresinde gelişen zengin bitki örtüsü, bölgenin oksijen deposu olmasını sağlayarak ziyaretçilere temiz havada doğa yürüyüşü yapma imkânı sunmaktadır.
1. Uçansu Şelalesi Antalya’nın en etkileyici doğal güzelliklerinden biri olan Uçansu Şelalesi, Torosların görkemli zirvelerinden süzülen görkemli bir çağlayan. Ziyaretçilerini büyüleyici doğa manzaraları eşliğinde karşılayan şelale, Kayabükü ve Eskibağ köylerini ayıran çizgide, kent merkezinden de yaklaşık 70 kilometre uzaklıkta bulunuyor.
2. Zeytintaşı Mağarası Tabiat Anıtı Zeytintaşı Mağarası Tabiat Anıtı, Antalya’nın Serik ilçesinin kuzeyindeki Akbaş Köyü’nde yer alan, büyüleyici bir doğal oluşum. Zeytinlitaş Tepesi’nin güney yamacında konumlanan mağara, Antalya’nın merkezinden 54 kilometre uzaklıkta. Serik ilçe merkezine olan mesafesi ise 16 kilometre civarında.
3. Titreyengöl Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Sorgun Mahallesi’nde yer alan Titreyengöl, doğayla iç içe vakit geçirmeyi seven herkesin keyif alabileceği bir turistik bölge. Manavgat ilçe merkezine yaklaşık 10 kilometre mesafede bulunan bu göl, ismini yüzeyinde en hafif bir esintide bile oluşan küçük dalgalardan alır.
4. Manavgat Şelalesi Antalya şehir merkezine yaklaşık 72 kilometre, içinde bulunduğu Manavgat ilçesinin merkezine ise yaklaşık üç kilometre uzaklıkta bulunan Manavgat Şelalesi, ilçe merkezinin kuzey tarafında konumlanıyor. Manavgat Nehri, Batı Toroslar’ın doğusunda kalan yamaçlarından doğan ve Sorgun’daki boğaz aracılığıyla Akdeniz’e karışan bir nehir.
5. Köprülü Kanyon Ülkemizin en uzun kanyonlarından biri olan Köprülü Kanyon, Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Bozyaka Mahallesi sınırları içinde bulunuyor. Köprüçay’ın Bolasan Köyü ve Beşkonak arasındaki bölgeyi aşındırarak meydana getirdiği bu görkemli yarma vadide son derece zengin bir bitki örtüsü hakim.
6. Korsan Koyu Antalya’nın Kumluca ilçesinde bulunan Karaöz Sahili’ne yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta konumlanan Korsan Koyu, turkuaz renkli ve göz alıcı berraklıktaki deniziyle oldukça ünlü. İki tepenin arasında kalan bu küçük ve etkileyici koy, tertemiz bir plaja da ev sahipliği yapıyor.
7. Porto Ceneviz Koyu Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan ve Olimpos beldeleri arasında kalan Porto Ceneviz Koyu, doğanın mucizevi güzelliklerinden bir tanesi. Akdeniz’in tertemiz ve berrak sularına komşu olan koy, günümüzde hâlen bakir doğasını ve sakin atmosferini koruyabiliyor.
8. Olimpos Plajı Antalya’nın Kumluca ilçesinde yer alan Olimpos Plajı’nı, Akdeniz kıyılarının en özel köşelerinden biri olarak tanımlamak yanlış olmaz. Hem tarihi mirası hem de doğal güzellikleriyle adeta bir cennet köşesi olan bu plaj, doğayla iç içe ve huzurla geçecek bir tatil arayanlar için harika bir keşif destinasyonu oluşturuyor.
9. Doyran Göleti Ülkemizin her kenti birbirinden eşsiz doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor ama bazı kentlere doğanın biraz daha cömert davrandığını söylemek mümkün. Örneğin, Antalya’nın istisnasız her bir ilçesinde güzellik açısından birbirleriyle yarışan doğa harikalarıyla karşılaşabiliyoruz.
10. Kapuz Kanyonu Antalya’nın Konyaaltı ilçesine bağlı Aşağıkaraman Mahallesi sınırları içinde konumlanan Kapuz Kanyonu, henüz geniş kitleler tarafından bilinmeyen gerçek bir yeryüzü cenneti. Antalya il merkezine yaklaşık 10 kilometre mesafede bulunan bu kanyon, bölge sakinleri tarafından keşfedilmemiş bir cennet olarak nitelendiriliyor.
11. Kesme Boğazı Kanyonu Antalya kent merkezine yaklaşık 45 kilometre, Kemer ilçe merkezine de 10 kilometre mesafede bulunan Kesme Boğazı Kanyonu, Beydağları Sahil Milli Parkı’nın ev sahipliği yaptığı büyüleyici doğal güzelliklerden biri. Altınyaka yolu üzerinde kalıyor. Doğa ve macera tutkunları için dört dörtlük bir kaçış noktası oluşturan kanyon, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle ünlü.
12. Üç Adalar Yüzmeyi, dalış yapmayı ve doğayla iç içe vakit geçirmeyi sevenler için, Antalya’nın Kemer ilçesinin açıklarında harika bir keşif noktası var: Üç Adalar. Tekirova beldesinin sahillerinin açıklarında yer bu yeryüzü cenneti, ismi her ne kadar Üç Adalar olsa da, aslında dört adadan oluşuyor.
13. Tekirova Plajı Antalya’nın Kemer ilçesine bağlı Tekirova, Toros Dağları’nın eteklerinde yayılmış, doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini büyüleyen bir tatil beldesi. Kent merkezine yaklaşık 59 kilometre uzaklıkta. Kemer’in merkezinden ise Tekirova’ya 20 kilometre yol kat ederek ulaşılabiliyor. Akvaryum berraklığındaki denizi, yemyeşil ormanları ve upuzun kumsalı ile bu belde, harika bir yaz tatili için gerekli tüm olanaklara sahip.
14. Ayışığı Plajı Antalya’nın Kemer ilçesinin en gözde plajlarından biri olan Ayışığı Plajı, ilçe merkezine yalnızca 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde. Hem denizden hem de karadan ulaşımın mümkün olduğu plaj, temizliği ve huzur dolu atmosferiyle denize girmek için ideal bir nokta.
15. Göynük Kanyonu Antalya’nın Kemer ilçesinde ve ilçe merkezine yaklaşık 4 kilometre mesafede bulunan Göynük Kanyonu, doğa ve macera tutkunlarının mutlaka ziyaret etmesini önerdiğimiz bir doğa harikası. Likya Yolu güzergahında yer alan bu etkileyici kanyon, Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içinde.
16. Phaselis Koyu Antalya’nın merkezine yaklaşık 58 kilometre mesafede bulunan Phaselis Koyu, Kemer ilçesi sınırları içinde ve ilçe merkezinden 12 kilometre uzaklıkta. Phaselis Antik Kenti’ne de ev sahipliği yapan koy, eşsiz doğal güzellikleri son derece etkileyici bir tarihi mirasla buluşturuyor.
17. Patara Plajı Siz de Tellioğullarıyla, Seferoğullarının bir türlü paylaşamadığı “Yeşil Vadiyi” aramak ya da İbrahim Tatlıses gibi kendinizi “Sabuha” için çöllere atmak istiyorsanız doğru yerdesiniz. Biz her ne kadar izlerken uçsuz bucaksız çöllerde çekildiğini düşünerek serap göre duralım, o kum tepeleri Patara Plajında yer alıyor.
18. Büyük Çakıl Plajı Ülkemizin en gözde tatil merkezlerinden biri olan ve Antalya sınırlarında bulunan Kaş ilçesi, özellikle yoğun yaz sezonlarında iğne atsanız yere düşmeyecek kadar kalabalık bir atmosfere kavuşabiliyor. İlçenin yüzölçümü pek de büyük değil. Bol bol yokuşa ev sahipliği yapması sebebiyle de bazı noktalarına toplu taşımayla ya da yürüyerek ulaşım sağlamak neredeyse imkansız.
19. Seyrek Çakıl Plajı Antalya’nın Kaş ilçesi ülkemizin en gözde tatil merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Hatta yüzölçümü bakımından pek de büyük olmamasına rağmen bu kadar yoğun ilgi görmesi sonucunda, yaz aylarında ilçe genelinde iğne atsanız yere düşmeyecek bir kalabalıkla karşılaşabiliyoruz.
20. Gömbe Yaylası Antalya’nın Kaş ilçesi hem çok zengin bir tarihi mirasa hem de birbirinden etkileyici doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor. İlçe sınırlarında bulunan en büyüleyici doğal alanlardan biri de Gömbe Yaylası. İlçe merkezine yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunan yayla, Akdağ’ın eteklerine yayılmış durumda.
21. Akçagerme Plajı Antalya’nın Kaş ilçesinde denize girmek için tercih edebileceğiniz birçok farklı plaj var ama bunların hepsi kendine has özelliklere sahip olduğundan kararı doğru vermek gerek. Kaş’ın doğrudan merkezinde bulunan Büyük Çakıl ve Küçük Çakıl plajları, yürüyerek kolayca ulaşılabilmelerinden ötürü son derece popüler.
22. Kaputaş Plajı Antalya’nın Kaş ilçesinin en gözde plajlarından biri olan Kaputaş Plajı, Kaş ile Kalkan arasında uzanan sahil yolunun üzerinde. Fethiye tarafından Kaş’ın merkezine gelmeden önce, özellikle yaz sezonu sırasında bu plajın önündeki araç trafiğini görünce ne kadar popüler olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz.
23. Derya Beach Birçoğu Likyalılardan kalma zengin tarihi mirası, büyüleyici doğal güzellikleri ve popüler işletmeleriyle Kaş; son yılların en popüler tatil merkezlerinden biri haline geldi. Kaş her mevsimde güzel ama özellikle yaz aylarında gitgide daha kalabalık bir kitleyi ağırlıyor.
24. Asmaaltı Plajı Turkuaz rengindeki ve cam berraklığındaki denizi ile Antalya’nın Kaş ilçesi, yaz tatilini geçirmek için çok cazip bir destinasyon seçeneği. Yalnızca doğal güzellikleri değil, birçoğu Likyalılardan miras olan tarihi zenginlikleriyle de ziyaretçilerini büyülemeyi başarıyor.
25. Kaş Belediyesi Halk Plajı Her yaz sezonunda on binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan popüler tatil beldelerimizde uygun fiyatlı, halka açık ve temiz plajlar bulmak giderek zorlaşıyor. Genellikle plajların ve koyların birçoğunda giriş ücreti talep eden, şezlong ve şemsiye kullanımı için en azından belirli bir harcama limitini geçme şartı koşan beach club işletmeleriyle karşılaşıyoruz.
26. Blanca Beach (Hidayet Koyu) Antalya’nın Kaş ilçesi sınırları içinde denize girmek için rotanızı çevirebileceğiniz birbirinden güzel plajlar ve koylar var. Bunlar arasında en büyüleyici olanlarından biri de Hidayet Koyu. Halk arasında ismi Hidayet’in Koyu olarak da anılan bu koy, cam berraklığında bir denize sahip.
27. İnceboğaz Plajı Antalya’nın Kaş ilçesinde denize girmek için tercih edebileceğiniz birçok farklı plaj var ve bunların her biri konumu, olanakları ve ulaşım durumu açısından ziyaretçilerine farklı avantajlar ve dezavantajlar sunuyor. İnceboğaz Plajı da Çukurbağ Yarımadası’ndan denize girmek isteyenler için en ideal adreslerden biri.
28. Fırnaz Koyu Fırnaz Koyu, Kalkan çıkışlı tekne turlarının favori duraklarından biri olan ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini büyülemeyi başaran bir doğa harikası. Burası küçük bir tesis dışında tamamen bakir kalabilmiş ve Kaş sınırları içinde doğasını tamamen koruyabilen koylar ve plajlar bulmak artık neredeyse imkansız.
29. Limanağzı Plajı Antalya’nın Kaş ilçesinde denize girmek istediğinizde her biri turkuaz renkli ve cam berraklığında bir denize komşu, birbirinden popüler plaj seçenekleriyle karşılaşabiliyorsunuz. Bunların her birinin kendine has özellikleri var. Bazıları kumluk, bazıları -ve hatta çoğunluğu- minik çakıl taşlarıyla bezeli.
30. Kekova Akdeniz'in Saklı Cenneti: Kekova Antalya'nın güneybatısında, Demre ilçesi sınırları içinde yer alan Kekova, eşsiz doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla Akdeniz'in en büyüleyici noktalarından biri. Turkuaz suları, bozulmamış koyları ve antik kalıntılarıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim vadediyor.
31. Taşdibi Plajı Antalya’da her biri temizlik, güzellik ve konfor açısından bir diğeriyle yarışabilecek; mavi bayraklı onlarca farklı plaj var. Keza kentin yaz sezonu boyunca hem yerli hem de yabancı turistlerin akınına uğramasının en temel sebeplerinden biri de Antalya plajlarının dünyaca ünlü güzelliği.
32. Beymelek Lagünü Antalya’nın istisnasız tüm ilçelerinde her biri büyüleyicilik bakımından bir diğeriyle yarışan doğal güzelliklerle karşılaşabiliyorsunuz. Demre ilçesinin ev sahipliği yaptığı doğal güzelliklerden biri de Beymelek Lagünü. Deniz suyu ile tatlı suyun birbirine karıştığı bu yeryüzü cenneti, hem yerli ve yabancı turistlerin hem de dalyan balıkçılığı ile ilgilenenlerin radarına girmiş durumda.
33. Demre Kuş Cenneti Antalya’nın Demre ilçesi turistik açıdan gördüğü ilgi bakımından Kaş ve Kalkan gibi yerleşim yerlerinin biraz gölgesinde kalsa da, aslında hem tarihi mirası hem de doğal güzellikleriyle gözden kaçırılmaması gereken bir keşif durağı. Tarihi mirası hakikaten çok zengin.
34. Damlataş Mağarası Ülkemizde birçok güzellik ve doğa harikası var. Mağaralar da bunların arasında yer alıyor. Gizemli havaları ve biraz da ürkütücü yanları ile oldukça ilgi çekici olabiliyorlar. Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan Damlataş Mağarası, dünyanın en ünlü ve turistik doğal yapılarından biri.
35. Dim Mağarası Dim Çayı Milli Parkı, yaklaşık 60 kilometre uzunluğa sahip Dim Çayı’nın kapsadığı bölgenin ismi. Milli park sınırları içinde, yıllardır hem yerel halkın hem de yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği birçok farklı doğa harikası bulunuyor. Bunlardan biri de deniz seviyesinden 232 metre yüksekte bulunan Dim Mağarası.
36. Damlataş Plajı Antalya’nın Alanya ilçesinin en ünlü ve popüler plajlarından biri olan Damlataş Plajı, tarihi Damlataş Mağarası’nın hemen önünde ve Alanya Kalesi’nin eteklerinde yer alıyor. Damlataş Mağarası ile Alanya Kalesi de ilçenin en turistik durakları arasında.
37. Aşıklar (Korsanlar) Mağarası Aşıklar Mağarası, eski ismiyle Korsanlar Mağarası, Antalya’nın Alanya ilçesindeki tarihi yarımadanın güneybatı yamacında yer alan ünlü bir mağara. Bugüne dek birçok efsaneye de konu olmuş. Efsanelerin birçoğu, mağaranın denizden yüksek ve zor ulaşılabilir bir noktada bulunmasıyla ilişkili.
38. Gedevet Yaylası Alanya'nın en etkileyici doğal güzelliklerinden biri olan Gedevet Yaylası, hem bunaltıcı yaz sıcaklarından kaçmak hem de doğayla baş başa kalmak için rotanızı gönül rahatlığıyla çevirebileceğiniz bir adres. Alanya'nın merkezinin yaklaşık 25 kilometre kuzeyinde, ve Dere Köy sınırları içerisinde bulunuyor.
39. Gökbel Yaylası Alanya’nın doğal güzellikleriyle ünlü yaylalarından biri olan Gökbel Yaylası, Akdağ ve Sulugöl Tepe tarafından çevreleniyor. İlçe merkezinden 7 kilometre, Antalya’nın merkezinden de 140 kilometre mesafede yer alan yayla. Orta Toroslar’ın sırtlarına dayanmış durumda.
40. Cüceler Mağarası Antalya'nın Alanya ilçesinde yer alan Cüceler Mağarası, 2012 yılından beri ziyarete açık olan, etkileyici bir karstik mağara. İlçe merkezine 37 kilometre uzaklıkta bulunan bu doğa harikası, Sapadere Kanyonu yolu üzerinde konumlanıyor. Mağaranın ismi, hakkında asırlardır anlatılan efsanelerden geliyor.
41. Sapadere Kanyonu Antalya’nın Alanya ilçesinde yer alan Sapadere Kanyonu, doğa ve macera tutkunlarının keşfetmekten çok keyif alabileceği bir turizm merkezi. Yaklaşık 750 metre uzunluğundaki kanyonun yüksekliği de 400 metreye ulaşıyor. Özellikle yaz aylarında bunaltıcı sıcaklardan kaçmak isteyen bölge halkı ve turistler için çok cazip bir kaçış noktası oluşturuyor.
42. Kleopatra Plajı (Alanya) İsmini Antik Mısır’ın ünlü kraliçesinden alan Kleopatra Plajı, Antalya’nın Alanya ilçesinde, tarihi yarımadanın batı kıyısında bulunuyor. Damlataş Plajı’nın devamında, yaklaşık iki kilometre boyunca uzanan bu görkemli plajın denizi oldukça berrak. Altın sarısı kumlarla kaplanan plaj her yaz sezonunda binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.
43. Küçük Çakıl Plajı Antalya’nın Kaş ilçesi yaz tatilini ya da bahar aylarını geçirmek için harika bir destinasyon alternatifi. Ülkemizde her biri birbirinden popüler çok sayıda tatil merkezi mevcut ama Kaş’ı kendine has kılan temel özellikler var. Yüzölçümü bakımından çok büyük olmasa da bu ilçe hem çok zengin bir tarihi mirasa hem de büyüleyici doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor.
44. Karain Mağarası Denizden yaklaşık 450 metre yükseklikte bulunan Karain Mağarası, ülkemizin en büyük ve ihtişamlı doğal mağaralarından biri. İçinde 1946 yılından beri kazılar yapılan bu mağara, hem Anadolu’nun hem de Yakın Doğu’nun kültürel, coğrafi, siyasi ve sosyal tarihi açısından büyük önem taşıyor.
45. Konyaaltı Plajı Hem plaj giriş ücreti ödemeyeyim hem de sosyal medya hesaplarımı süsleyebileceğim güzel fotoğraflar çekebileyim diyorsanız Konyaaltı Plajı’na gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz. Mavi bayrağı ve altın rengi kumsalıyla Konyaaltı, en güzel halk plajlarından biridir.
46. Kurşunlu Şelalesi 1986 yılından beri tabiat parkı statüsüne sahip olan Kurşunlu Şelalesi, Antalya’nın en büyüleyici doğa harikalarından biri. Yemyeşil ağaçlarla çevrelenen ve yürümesi son derece keyifli patika yolların sonunda karşınıza çıkan bu saklı cennet, yaklaşık 33 hektarlık bir alanı kaplıyor.
47. Düden Şelalesi Antalya şehir merkezinden yaklaşık on kilometre mesafede bulunan Düden Şelalesi, Kepez ilçesine bağlı Varsak Mahallesi sınırları içinde yer alıyor. Bazı kaynaklarda Yukarı Düden Şelalesi ya da İskender Şelalesi isimleriyle de geçen bu doğa harikası, kanyağını Kepez Hidroelektrik Santrali’nden alıyor.
Antalya'nın dikkat çeken bir diğer doğal zenginliği, bölgeye özgü flora ve fauna çeşitliliğidir. Akdeniz iklimine has endemik bitki türleri, mevsimsel geçişlerde farklı renk cümbüşleriyle görsel bir şölen oluştururken, botanik meraklıları için önemli bir inceleme alanı oluşturur. Bölgede yaşayan ve göç dönemlerinde konaklayan çeşitli kuş türleri, kuş gözlemcileri için eşsiz fırsatlar sunmaktadır. Özellikle koruma altındaki doğal alanlarda rastlanan nadir canlı türleri, ekosistemin sağlıklı işleyişinin en önemli göstergesi olup, bölgenin biyoçeşitlilik açısından değerini ortaya koymaktadır.
Antalya'nın jeolojik yapısı, milyonlarca yıllık doğal süreçlerin sonucunda oluşan etkileyici oluşumlar barındırır. Antik dönemlerden bu yana doğanın sabrıyla şekillenen kanyonlar, mağaralar ve eşsiz kıyı şeritleri, jeoloji meraklıları için açık hava laboratuvarı niteliğindedir. Bölgedeki karstik yapılar, hem bilimsel araştırmalar için değerli veriler sunar hem de macera tutkunlarına keşif imkânı tanır. Her bir jeolojik oluşum, içinde barındırdığı mikroklima sayesinde benzersiz ekosistemler yaratarak, bölgenin doğal zenginliğini pekiştirmektedir.
Sürdürülebilir turizm anlayışının giderek önem kazandığı günümüzde, Antalya'nın doğal güzellikleri ekoturizm açısından muazzam bir potansiyel taşımaktadır. Yerel yönetimler ve çevre bilincine sahip işletmeler, bölgenin doğal dokusunu koruyarak gelecek nesillere aktarılması için çeşitli projeler geliştirmektedir. Doğa dostu aktiviteler sunan turizm işletmeleri, ziyaretçilerin bölgenin doğal güzelliklerini keşfederken çevreye zarar vermeden unutulmaz deneyimler yaşamasını sağlar. Bu eşsiz doğal mirasın korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması, tüm paydaşların ortak sorumluluğunda olup, bilinçli turizm yaklaşımlarıyla desteklenmesi geleceğimiz için hayati önem taşımaktadır.
Antalya'nın Doğal Güzelliklerini Görmek İçin 10 Neden
1. Düden Şelaleleri'nin Muhteşem Manzarası
Antalya şehir merkezine yakın konumuyla kolayca ulaşılabilen Düden Şelaleleri, doğanın müthiş bir güç gösterisi olarak ziyaretçilerini büyülemektedir. Yukarı Düden ve Aşağı Düden olmak üzere iki farklı lokasyonda bulunan şelaleler, şehrin gürültüsünden uzaklaşıp doğanın sesini dinlemek isteyenler için eşsiz bir sığınak niteliğindedir. Özellikle Aşağı Düden'in 40 metreden falezlerden denize dökülüşünü izlemek, unutulmaz bir deneyim sunarken, tekne turlarıyla şelalenin denizle buluştuğu noktayı yakından görmek mümkündür.
2. Köprülü Kanyon Milli Parkı'nın Eşsiz Ekosistemi
Türkiye'nin en etkileyici kanyonlarından biri olan Köprülü Kanyon, 14 kilometre uzunluğunda ve 100 metreyi aşan yükseklikteki duvarlarıyla görenleri hayrete düşürmektedir. Kanyon boyunca akan Köprüçay Nehri, rafting tutkunları için Türkiye'nin en ideal parkurlarından birini oluştururken, çevredeki çam ormanları ve zengin bitki örtüsü biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır. Milli park içerisinde bulunan Roma döneminden kalma Oluk Köprüsü ve Selge Antik Kenti gibi tarihî yapılar, doğa ve tarihin muhteşem bir uyum içinde buluştuğu nadir yerlerden biri olarak öne çıkmaktadır.
3. Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı'nın Büyüleyici Atmosferi
Kurşunlu Şelalesi, Antalya'nın gizli cennetlerinden biri olarak yemyeşil bir vadi içerisinde ziyaretçilerine huzur dolu anlar yaşatmaktadır. Şelalenin çevresindeki 7 küçük gölet ve zengin bitki örtüsü, özellikle yaz aylarında serinlemek isteyenler için doğal bir klima etkisi yaratmaktadır. Tabiat parkı içerisindeki ahşap yürüyüş yolları, ziyaretçilere doğayla iç içe bir keşif imkanı sunarken, park içerisinde bulunan 100'den fazla kuş türü ve çeşitli kelebek türleri fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler yakalamaya olanak tanımaktadır.
4. Saklıkent Kanyonu'nun Gizemli Derinlikleri
Türkiye'nin en uzun ikinci kanyonu olan Saklıkent, 18 kilometre uzunluğundaki koridoru ve dik kayalık duvarlarıyla doğa tutkunları için benzersiz bir macera sunmaktadır. Kanyonun tabanından akan buz gibi su, yazın bunaltıcı sıcağında serinlemek isteyenler için ideal bir ortam oluştururken, ahşap platformlar üzerinde yapılan yürüyüşler ziyaretçilere eşsiz manzaralar eşliğinde unutulmaz anlar yaşatmaktadır. Kanyonun sadece 4 kilometrelik kısmı ziyarete açık olmasına rağmen, bu bölümde bile doğanın milyonlarca yılda şekillendirdiği muhteşem oluşumları görmek mümkündür.
5. Olimpos ve Çıralı'nın Bakir Kıyıları
Antalya'nın en doğal kalmış sahillerinden olan Olimpos ve Çıralı, antik kalıntılar ve yemyeşil ormanlarla çevrili plajlarıyla ziyaretçilerine masalsı bir ortam sunmaktadır. Caretta caretta deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olan bu kıyılar, hem ekolojik açıdan büyük önem taşımakta hem de doğal hayatı korumak isteyenler için örnek bir model oluşturmaktadır. Bölgedeki doğal gaz çıkışlarının yüzyıllardır yandığı mitolojik Chimera (Yanartaş), özellikle gün batımı ve gece ziyaretlerinde etkileyici bir atmosfer yaratarak, doğanın gizemli yüzünü gözler önüne sermektedir.
6. Phaselis Antik Kenti ve Çevresindeki Koylar
Üç tarafı denizle çevrili antik liman kenti Phaselis, tarih ve doğanın mükemmel bir uyum içinde buluştuğu nadir yerlerden biridir. Antik kalıntıların arasından geçerek kristal berraklığındaki koylara ulaşmak, ziyaretçilere adeta zaman tünelinden geçiyormuş hissi vermektedir. Çam ağaçlarının denize kadar uzandığı bu bölgede, antik kalıntılar arasında yüzmek veya şnorkelle dalış yapmak, hem tarih hem de doğa tutkunları için unutulmaz bir deneyim sunmaktadır.
7. Manavgat Şelalesi ve Çevresindeki Doğal Yaşam
Manavgat Şelalesi, geniş bir alana yayılan beyaz köpüklü sularıyla Antalya'nın en fotojenik doğal güzelliklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Şelale çevresindeki yeşil alanlar ve piknik yerleri, şehir hayatının stresinden uzaklaşmak isteyenler için ideal bir ortam oluştururken, nehir boyunca yapılan tekne turları bölgenin doğal güzelliklerini keşfetmek için eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Manavgat Nehri'nin deltasında oluşan sulak alanlar, çeşitli kuş türleri ve su canlıları için önemli bir yaşam alanı oluşturarak biyolojik çeşitliliğe katkı sağlamakta ve kuş gözlemcileri için cazip bir rota oluşturmaktadır.
8. Karain Mağarası ve Çevresindeki Jeolojik Oluşumlar
Türkiye'nin en büyük doğal mağaralarından biri olan Karain, Paleolitik dönemden bu yana insanların yaşam alanı olması ve zengin fosil yatakları ile hem tarihî hem de jeolojik açıdan büyük önem taşımaktadır. Mağaranın içindeki sarkıt ve dikitler, binlerce yılda oluşan doğal süslemeler olarak ziyaretçileri büyülerken, mağara içinde nispeten sabit seyreden sıcaklık, özellikle yazın bunaltıcı sıcaklarından kaçmak isteyenler için doğal bir serinlik sunmaktadır. Mağaranın bulunduğu bölgedeki karstik arazi yapısı ve kayalık formasyonlar, doğa yürüyüşü ve tırmanış severler için ilgi çekici rotalar oluştururken, jeoloji meraklıları için de açık hava laboratuvarı niteliğindedir.
9. Konyaaltı ve Lara Plajlarının Muhteşem Kıyı Şeridi
Antalya şehir merkezine yakın konumuyla öne çıkan Konyaaltı ve Lara plajları, kilometrelerce uzanan kumsalları ve Beydağları'nın eteklerinden Akdeniz'e uzanan panoramik manzarasıyla ziyaretçilerini büyülemektedir. Mavi Bayraklı bu plajların berrak suları, deniz sporları ve yüzme için ideal koşullar sunarken, sahil boyunca uzanan yürüyüş ve bisiklet yolları aktif bir tatil geçirmek isteyenler için mükemmel alternatiflere sahiptir. Lara bölgesindeki kumtaşı oluşumlardan meydana gelen doğal anıtlar ve kum heykeller, bölgenin jeolojik zenginliğini gözler önüne sererken, gün batımında altın sarısına bürünen sahil şeridi fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunmaktadır.
10. Toros Dağları ve Yaylalarının El Değmemiş Doğası
Antalya'nın kuzeyinde yükselen Toros Dağları, karla kaplı zirveleri, yemyeşil yaylaları ve zengin biyoçeşitliliğiyle şehrin doğal zenginliğine büyük katkı sağlamaktadır. Yaz aylarında bile serin kalan yaylalarda, geleneksel yaşam tarzını sürdüren yörüklerin çadırlarını ve otantik yayla evlerini görmek, kültürel bir deneyim sunarken, yaylalardaki endemik bitki türleri ve çeşitli yaban hayatı, doğa tutkunları için keşfedilmeyi bekleyen hazinelerdir. Tahtalı Dağı (Olimpos Dağı) gibi önemli zirvelere yapılan trekking ve dağcılık faaliyetleri, macera arayanlar için ideal rotalar sunarken, teleferikle çıkılan 2365 metre yükseklikteki Tahtalı zirvesinden Antalya körfezini panoramik olarak izlemek, unutulmaz bir deneyim olarak hafızalara kazınmaktadır.
Antalya Görülecek Doğal Güzellik Önerileri
Antalya, eşsiz doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olan bir turizm cennetidir. Masmavi denizi, altın sarısı kumsalları, etkileyici şelaleleri ve muhteşem kanyonlarıyla ziyaretçilerine unutulmaz deneyimler sunan bu şehir, yılın büyük bir bölümünde güneşli ve ılıman iklimi sayesinde doğa tutkunları için ideal bir destinasyon oluşturmaktadır. Akdeniz'in eşsiz doğal güzelliklerine ev sahipliği yapan Antalya, zengin biyoçeşitliliği, milli parkları ve tarihi dokusuyla adeta açık hava müzesi niteliği taşımaktadır.
Antalya'nın en büyüleyici doğal güzellikleri arasında Düden Şelalesi, Kurşunlu Şelalesi, Manavgat Şelalesi ve Karpuz Kaldıran Şelalesi gibi doğa harikaları öne çıkmaktadır. Bu şelaleler, çevrelerindeki yemyeşil bitki örtüsü ve oluşturdukları doğal havuzlarla ziyaretçilerine serinleme ve dinlenme imkanı sunarken, fotoğraf tutkunları için de eşsiz kareler yakalamaya olanak tanımaktadır. Ayrıca Köprülü Kanyon, Göynük Kanyonu, Saklıkent Kanyonu ve Güver Kanyonu gibi etkileyici kanyonlar, doğa sporları ve macera tutkunları için keşfedilmeyi bekleyen hazineler olarak dikkat çekmektedir.
Antalya kıyıları, Konyaaltı, Lara, Patara, Olimpos ve Kaputaş gibi dünyaca ünlü plajlarıyla deniz, kum ve güneş üçlüsünün muhteşem uyumuna sahne olmaktadır. Mavi bayraklı bu plajlar, kristal berraklığındaki denizi ve ince kumlu sahilleriyle yüzme ve güneşlenme keyfi sunarken, çevrelerindeki doğal güzellikler ve antik kalıntılar, ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkarmaktadır. Ayrıca Phaselis ve Olympos antik kentleri, tarihi dokuları ve çevrelerindeki bakir koylarla doğa ve tarih tutkunlarının ilgisini çekmektedir.
Antalya'nın doğal zenginlikleri arasında mağaralar ve yaylalar da önemli bir yer tutmaktadır. Damlataş Mağarası, Karain Mağarası, Altınbeşik Mağarası ve Dim Mağarası gibi oluşumlar, binlerce yıllık süreçlerin eseri olan sarkıt ve dikitleriyle ziyaretçilerini büyülerken, içlerindeki temiz hava solunum yolu rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Toros Dağları'nın eteklerinde yer alan Geyik Dağları, Saklıkent ve Feslikan yaylaları ise yemyeşil bitki örtüsü, buz gibi suları ve yaban hayatıyla şehrin stresinden uzaklaşmak isteyenlere doğayla başbaşa kalma fırsatı sunmaktadır.
Sonuç olarak Antalya, sahip olduğu eşsiz doğal güzellikleriyle sadece deniz, kum ve güneş turizminin değil, doğa ve macera turizminin de başkenti konumundadır. Akdeniz'in en güzel koylarından yemyeşil ormanlarına, antik kentlerinden etkileyici kanyonlarına kadar pek çok doğal ve tarihi zenginliği bünyesinde barındıran bu cennet şehir, her yaştan ve her zevkten ziyaretçinin ilgisini çekmeyi başarmaktadır. Antalya'nın doğal mirasının gelecek nesillere aktarılması ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla korunması ise tüm paydaşların ortak sorumluluğu olarak öne çıkmaktadır.
Antalya: Akdeniz'in Eşsiz Doğal Güzellikler Cenneti
Antalya, Türkiye'nin güneyinde yer alan, masmavi denizi, altın sarısı kumsalları, göz alıcı şelaleleri ve nefes kesen kanyonlarıyla yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline gelmiş eşsiz bir doğa cennetidir. Akdeniz ikliminin tüm avantajlarını barındıran ve yılın ortalama 300 günü güneşli geçen bu büyüleyici şehir, Düden Şelalesi, Kurşunlu Şelalesi, Manavgat Şelalesi gibi muhteşem su kaynaklarının yanı sıra, Köprülü Kanyon, Göynük Kanyonu, Saklıkent Kanyonu ve Kapuz Kanyonu gibi jeolojik harikalarla doğa tutkunlarına unutulmaz deneyimler sunmaktadır. Konyaaltı, Lara, Patara, Olimpos, Kaputaş, Phaselis ve Tekirova gibi dünyaca ünlü plajları ve koyları, kristal berraklığındaki deniziyle hem yüzme ve dalış hem de su sporları için ideal ortamlar sağlarken, çevrelerindeki antik kalıntılar ve doğal güzellikler tarih ve doğanın mükemmel bir uyumla buluştuğu eşsiz manzaralar oluşturmaktadır.
Antalya'nın dağlık bölgelerinde bulunan Damlataş, Karain, Zeytintaşı ve Dim mağaraları gibi binlerce yıllık jeolojik süreçlerin eseri olan doğal oluşumlar, sarkıt ve dikitleriyle ziyaretçilerini büyülerken, içlerindeki mikroklima özellikle solunum yolu rahatsızlıklarına iyi gelen şifa kaynakları olarak da bilinmektedir. Toros Dağları'nın eteklerinde yer alan ve şehrin doğal zenginliğine büyük katkı sağlayan Tahtalı Dağı (Olimpos), Geyik Dağları, Gedevet Yaylası, Gökbel Yaylası ve Gömbe Yaylası gibi yüksek kesimler, karla kaplı zirveleri, yemyeşil doğası ve zengin biyoçeşitliliğiyle hem doğa yürüyüşleri için ideal rotalar sunmakta hem de yazın bunaltıcı sıcağından kaçmak isteyenler için serin bir sığınak oluşturmaktadır. Antalya'nın en dikkat çekici doğal özelliklerinden biri olan Yanartaş (Chimaera), binlerce yıldır hiç sönmeden yanan doğal gaz alevleriyle mitolojik hikayelere konu olmuş gizemli bir jeolojik fenomen olarak özellikle gece ziyaretlerinde büyüleyici bir görsel şölen sunmaktadır.
Antalya'nın zengin ekosistemi içinde yer alan Boğaçayı Deltası, Beymelek Lagünü, Titreyengöl ve Demre Kuş Cenneti gibi sulak alanlar, çeşitli kuş türleri ve su canlıları için önemli yaşam alanları oluştururken, kuş gözlemciliği ve ekoturizm açısından da büyük potansiyel taşımaktadır. Caretta caretta deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olan Patara, Olimpos ve Çıralı gibi koruma altındaki plajlar, nesli tehlike altındaki türlerin sürdürülebilirliğine katkı sağlamakta ve ekolojik dengenin korunmasında kritik rol oynamaktadır. Akdeniz'e özgü endemik bitki türleri, mevsimsel geçişlerde farklı renk cümbüşleriyle görsel bir şölen oluştururken, botanik meraklıları için önemli bir inceleme alanı sunan Antalya, biyoçeşitlilik açısından da Türkiye'nin en zengin bölgelerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Antalya'nın doğal güzellikleri arasında öne çıkan Kelebekler Vadisi, Porto Ceneviz Koyu, Kaputaş Plajı, Blanca Beach (Hidayet Koyu) ve Korsan Koyu gibi el değmemiş koylar ve plajlar, bakir doğalarıyla keşfedilmeyi bekleyen saklı cennetler olarak ziyaretçilerine izole ve huzurlu bir tatil deneyimi sunmaktadır. Antalya'nın jeolojik yapısı, milyonlarca yıllık doğal süreçlerin sonucunda oluşan etkileyici formasyonlar barındırmakta, antik dönemlerden bu yana doğanın sabrıyla şekillenen kanyonlar, mağaralar ve eşsiz kıyı şeritleri jeoloji meraklıları için açık hava laboratuvarı niteliği taşımaktadır. Özellikle karstik yapılar, hem bilimsel araştırmalar için değerli veriler sunmakta hem de macera tutkunlarına keşif imkânı tanımakta, her bir jeolojik oluşum içinde barındırdığı mikroklima sayesinde benzersiz ekosistemler yaratarak bölgenin doğal zenginliğini daha da pekiştirmektedir.
Günümüzde giderek önem kazanan sürdürülebilir turizm anlayışı, Antalya'nın eşsiz doğal güzelliklerinin gelecek nesillere aktarılmasında kritik bir rol oynamakta, yerel yönetimler ve çevre bilincine sahip işletmeler bölgenin doğal dokusunu korumak için çeşitli projeler geliştirmektedir. Doğa dostu aktiviteler sunan ekoturizm tesisleri, ziyaretçilerin bölgenin doğal güzelliklerini keşfederken çevreye zarar vermeden unutulmaz deneyimler yaşamasını sağlarken, Köprülü Kanyon Milli Parkı, Beydağları Sahil Milli Parkı gibi koruma altındaki alanlar biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesine büyük katkı sağlamaktadır. Antalya'nın doğal güzellikleri sadece turizm açısından değil, bilimsel araştırmalar, eğitim faaliyetleri ve rekreasyonel etkinlikler için de eşsiz fırsatlar sunmakta, bu doğal mirasın korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması tüm paydaşların ortak sorumluluğu olarak görülmekte ve bilinçli turizm yaklaşımlarıyla desteklenmektedir.