nerdeneredenerdenerede

Amasya Gezilecek Yerler: Amasya'da Mutlaka Görmeniz Gereken 15 Yer

Amasya Gezilecek Yerler: Amasya'da Mutlaka Görmeniz Gereken 15 Yer
Asırları geride bırakan tarihi birikimi, yemyeşil atmosferi, ortasından geçen muhteşem Yeşilırmak nehri ve tarihi güzellikleriyle Amasya, gezmeye ve keşfetmeye doyamayacağınız bir şehir. Binlerce yıl boyunca sayısız doğal afet yaşamış olmasına rağmen hâlen ayakta ve ziyaretçilerine kucak açmaya devam ediyor. Mezarlar, camiler, kümbetler, tarihi evler, müzeler, anıtlar, çarşılar, mağaralar, köprüler… Amasya’da sizi tarihin tozlu sayfalarında keyifli bir yolculuğa çıkarabilecek sayısız tarihi ve turistik destinasyon bekliyor.

Amasya’nın en önemli özelliklerinden biri, Osmanlı döneminde eğitim görmeye yollanan şehzadelere ev sahipliği yapmış olması. Yıldırım Bayezid, Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim de dahil olmak üzere birçok Osmanlı padişahı şehzadelik dönemini bu kadim kentte geçirmiş. Hatta bu sebeple Amasya, “Şehzadeler Diyarı” unvanıyla da anılıyor. Elbette bir diğer önemli özelliği de bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atan ilk kuruluş belgesinin, Amasya Genelgesi’nin Atatürk tarafından burada yayınlanmış olması. Peki, tarihin ve doğanın birbirine karıştığı bu diyarda mutlaka görmeniz gereken duraklar hangileri? Bu sorunun cevabını öğrenmek için hazırladığımız listeye göz atmanız yeterli. Dilerseniz yorumlarda buluşarak bu listeyi birlikte zenginleştirebiliriz.

1. Amasya Kalesi - Harşena Dağı

Amasya Kalesi

Amasya şehir merkezinin kuzeyinde bulunan Harşena Dağı’nın üstünde yer alan Amasya Kalesi, tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış kadim bir yapı. Denizden 700 metre yukarıda konumlanan kalenin kim tarafından...

Harşena Dağı’nın üzerine, denizden 700 metre yüksekliğe kurulmuş olan Amasya Kalesi, şehir merkezini tepeden görüyor. Kalenin kim tarafından ve ne zaman inşa ettirildiğine dair hâlen net bir bilgiye ulaşılabilmiş değil. Ancak buna rağmen, bu köklü yapının birçok asıra tanıklık ettiği aşikar. Tarih boyunca çok sayıda doğal afete ve saldırıya maruz kaldığı için ciddi oranda hasar gören Amasya Kalesi, Türklerin 1075’te Amasya’yı fethetmesi sonrasında kapsamlı bir onarımdan geçmiş. Bu sayede de 18. yüzyıla dek askeri açıdan oldukça önemli roller üstlenmiş. Kalenin içinde çok sayıda mezar ve hamam bulunuyor. Ziyaretçiler, dağın eteklerinden başlayan yolu takip ederek kaleye çıkabiliyor.

2. Alçak Köprü - Merkez

Alçak Köprü

Üç farklı uygarlığın ortak mirası olarak günümüze dek varlığını koruyan Alçak Köprü, Amasya’nın Hatuniye Mahallesi’nde yer alıyor. Bu köklü yapı, Roma döneminde köpşehir merkezinde bulunan Amasya Kalesi ile Yeşilırmak’ın kalenin...

Hatuniye Mahallesi’nde konumlanan Alçak Köprü, Roma döneminde Amasya Kalesi’yle Yeşilırmak’ın karşı kıyısı arasında bağlantı kurabilmek amacıyla inşa edilmiş. Kesme taşların üzerine oturtulan yüksek kemerler zaman içinde Yeşilırmak’ın azgın sularına gömüldüğü için, köprünün tablası da gitgide suyun yüzeyine yaklaşmış. Bu nedenle de ismi Alçak Köprü kalmış. Köprüye 1965 yılında güçlendirme, 2009 yılında da güçlendirme çalışması yapılmış. Bu sayede, üç farklı medeniyetten ortak izler taşıyan bu köklü yapı hâlen ayakta.

3. Kral Kaya Mezarları - Merkez

Kral Kaya Mezarları

Amasya, Pontus kralları tarafından M.Ö. 302 ile M.Ö. 32 yılları arasında, yani Helenistik Dönem içinde başkent olarak kullanılmış bir şehir. Günümüzde Merkez ilçesinin Hatuniye Mahallesi’nde bulunan Kral Kaya Mezarları da...

Amasya Kalesi’nin eteklerindeki kalker kayalarına oyulmuş olan Kral Kaya Mezarları, Helenistik Dönem’de Amasya’yı başkent olarak kullanan Pontus krallarına ait. Aslında bu mezarlardan 21 tane varmış ama yalnızca birkaçı günümüze dek ulaşabilmiş. Hatuniye Mahallesi’ndeki tren yolunun devamında, Yeşilırmak kıyısı boyunca uzanan mezarların görünümü gerçekten çok etkileyici. Kaya mezarlarının dünya genelindeki en başarılı örnekleri arasında gösterilen Kral Kaya Mezarları’na merdivenli yollardan çıkarak ulaşılabiliyor.

4. Şehzadeler Müzesi - Merkez

Şehzadeler Müzesi

Amasya’nın turistik anlamda en çok ilgi çeken duraklarından biri olan Şehzadeler Müzesi, Yeşilırmak’ın kıyısında bulunan Amasya Kalesi’nin eski sur duvarlarının üstüne inşa edilmiş iki katlı ve ahşap bir yapıdan oluşuyor....

Amasya Kalesi’nin sur duvarlarının üzerine kurulu olan Şehzadeler Müzesi, iki katlı ve ahşap bir yapı. Alçak Köprü’nün bir ayağının hemen yanında konumlanan bu yapı, 15.-16. yüzyılda inşa edilmiş Anadolu evlerinin muhteşem bir örneği. Müzenin üst katı şehzadelik dönemini Amasya’da geçirmiş ve daha sonra tahta çıkmış padişahlara, alt katında ise tahta çıkamamış olan şehzadelere ayrılmış. Heykellerle ve dönem kıyafetleriyle zenginleştirilen müzede tezhip ve hat sanatlarının birbirinden başarılı örnekleri de yer alıyor.

5. Aynalı Mağara - Merkez

Aynalı Mağara

Amasya’nın Merkez ilçesine bağlı Ziyaret beldesinde bulunan Aynalı Mağara’nın tarihçesi, M.Ö. 2. yüzyıla, Helenistik Çağ’a dek uzanıyor. Merkeze yaklaşık 3.3 kilometre uzaklıkta konumlanan bu mağara, oldukça başarılı bir şekilde işlenmiş...

Tarihçesi M.Ö. 2. yüzyıla uzanan Aynalı Mağara, merkeze yaklaşık 3.3 kilometre uzaklıkta. Ziyaret Beldesi’nde konumlanan bu mağaranın içinde, yaşamı Amasya’da geçmiş olan Mitra Rahibi TES’in anıtsal mezarı yer alıyor. Kayaların oyulmasıyla inşa edilen Aynalı Mağara’nın taş işçiliği çok büyük bir ustalığın eseri. Efsanelere de konu olan bu mağara ismini, parlatılmış dış cephe yüzeyinin güneş vurduğunda ışıl ışıl parlamasından alıyor. Mağara duvarlarındaki resimler, bize bu yapının Bizans imparatorluğu döneminde keşişhane olarak kullanıldığını da gösteriyor.

6. Yalıboyu Evleri - Merkez

Yalıboyu Evleri

Amasya’nın en büyüleyici sembollerinden olan ve Amasya Evleri olarak da bilinen Yalıboyu Evleri, genellikle Yeşilırmak sahilinde konumlanan ve 19. yüzyıldan izler taşıyan yapılardan oluşuyor. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını...

Yeşilırmak sahili boyunca uzanan Yalıboyu Evleri, diğer ismiyle Amasya Evleri, şehrin en etkileyici simgeleri arasında. 19. yüzyıldan günümüze dek ulaşan bu tarihi evler, geleneksel Osmanlı mimarisinin en başarılı örneklerinden. Özellikle Hatuniye Mahallesi’nde ve Hazeranlar Sokak’ta bulunan evler, mimari ve tarihi açıdan oldukça başarılı bir şekilde korunabilmiş. Genellikle bahçesi ya da avlusu bulunan bu yapılar, haremlik selamlık olarak ayrılıyor. Evlerin ikinci katında da çoğunlukla cumbalı balkonlar bulunuyor.

7. Hazeranlar Konağı - Merkez

Hazeranlar Konağı

1865 yılında Amasya’da defterdar olarak görev yapan Hasan Talat Efendi tarafından inşa ettirilen Hazeranlar Konağı, günümüzde şehrin Merkez ilçesinin Hatuniye Mahallesi’nde yer alıyor. Konağın ismi, bu yapıda uzun yıllar boyu...

Yalıboyu Evleri’nin her biri birbirinden güzel, ancak Hazeranlar Konağı’na ayrı bir parantez açmak gerek. İsmini uzun yıllar burada yaşamış olan Hezeran Hanım’dan alan bu tarihi konak, 1865 senesinde Amasya Defterdarı Hasan Talat Efendi tarafından inşa ettirilmiş. Etnografya Müzesi ya da Müze Ev isimleriyle de anılan konağın içinde 19. yüzyıldan kalma yüzlerce etnografik eser yer alıyor. Kıyafetler, halılar, kilimler, mutfak eşyaları, mücevherler… Her biri birbirinden kıymetli bu eserler eşliğinde tarihte keyifli bir yolculuğa çıkabiliyor; kitabeli halıların, bindallıların, sırma işlemelerin ve gümüş ziynet eşyaların detayları arasında kaybolabiliyorsunuz. Konağın bodrum katında da Güzel Sanatlar Galerisi bulunuyor.

8. Burmalı Minare Cami - Merkez

Burmalı Minare Cami

Anadolu Selçuklu sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde inşa edilen Burmalı Minare Cami, Amasya’nın Merkez ilçesindeki Dere Mahallesi’nde yer alıyor. Mahkeme Cami ya da Ulu Cami isimleriyle de anılan bu kadim...

Kitabesinden alınan bilgiye göre 1242 yılında, Anadolu Selçuklu hükümdarı II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından inşa ettirilen Burmalı Minare Cami, Merkez ilçesindeki Dere Mahallesi’nde bulunuyor. İlk etapta ahşaptan yapılan cami minaresi doğal afetlerde yok olduğu için daha sonra taştan yeniden inşa edilmiş. O günden beri de hâlen varlığını koruyan minarenin yüzeyi, dairesel yivlerle çevreleniyor. Caminin adı da buradan geliyor.

9. II. Bayezid Külliyesi - Merkez

II. Bayezid Külliyesi

Amasya’nın Merkez ilçesindeki Hacı İlyas Mahallesi’nde konumlanan II. Bayezid Külliyesi, 1485-1486 tarihleri arasında II. Bayezid’den talimat alan ze inşa ettirilmiş. Günümüzde elimizde olan tarihi belgelere göre, bu yapının imaret olarak...

Amasya Sancak Beyi Şehzade Ahmed tarafından ve II. Bayezid’in emriyle inşa edilen II. Bayezid Külliyesi’nin tarihi 1485 yılına dek uzanıyor. Hacı İlyas Mahallesi’nde konumlanan külliye, günümüzde imaret, cami, medrese, şadırvan ve muvakkithane olmak üzere beş bölümden oluşuyor. Şadırvan ve muvakkithane sonradan eklenmiş. İmaret bölümündeki kısımlar da yıllara yenik düşmüş. Külliyenin içinde bulunan cami, yan mekanlı ve zaviyeli mimarinin en müthiş örnekleri arasında. Caminin kubbelerini süsleyen zengin kalem işleri ve ahşap pencere kanatlarına uygulanan Kündekâri tekniği, muhteşem bir ustalığın eseri.

10. Minyatür Amasya Müzesi - Merkez

Minyatür Amasya Müzesi

1485-1486 yılları arasında II. Bayezid’in talimatıyla inşa edilen ve günümüzde Amasya’nın Hacı İlyas Mahallesi’nde konumlanan II. Bayezid Külliyesi, şehrin en çok ilgi gören tarihi ve turistik duraklarından biri. Külliyenin içinde...

II. Bayezid Külliyesi’ni ziyaret ettiğinizde, görmeden dönmemeniz gereken bir durak daha var: Külliyenin imaret bölümünün içinde bulunan Minyatür Amasya Müzesi. 1914 yılında çekilmiş bir fotoğraftan alınan ilhamla tasarlanan bu müzede, Amasya’nın 1/150 ölçekle yapılmış bir maketi bulunuyor. Toplamda 1860 mimari yapıyı içinde barındıran bu maket, ziyaretçilerine 1910’lu yılların Amasya’sının nasıl bir görünüme ve atmosfere sahip olduğunu gösteriyor. 2010 yılından beri ziyaretçilerini ağırlayan müzede hem Türkçe hem de İngilizce sunumlar yapılıyor.

11. Amasya Arkeoloji Müzesi - Merkez

Amasya Arkeoloji Müzesi

1925 yılında kurulduktan sonra birkaç farklı bina değiştiren ve 1980’de günümüzde bulunduğu binaya taşınan Amasya Arkeoloji Müzesi, şehrin en çok ilgi gören tarihi ve turistik destinasyonlarından biri. Merkez ilçesindeki Üçler...

Üçler Mahallesi’nde bulunan Amasya Arkeoloji Müzesi aslında 1925 yılında kurulmuş olsa da günümüzdeki binasına 1980’de taşınmış. İçinde 13 farklı uygarlığın izlerini barındıran müzede Hitit, Frig, Urartu, Pers, İskit, Roma, Helenistik Çağ, Selçuklu ve Bizans dönemlerinden günümüze dek ulaşan birbirinden değerli eserler bulunuyor. Ayrıca, İlhanlı döneminden kalan mumyalar ve Selçuklu Hükümdarı I. Mesud’un türbesi Amasya Arkeoloji Müzesi’nde. Her gün ziyaretçilerini ağırlayan müze, 08:00 ile 17:00 saatleri arasında gezilebiliyor.

12. Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Müzesi - Merkez

Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Müzesi

Amasya’nın Merkez ilçesinin Pirinççi Mahallesi’nde bulunan Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Müzesi ismini, tıp alanında birbirinden değerli eserler vermiş ve ilk Türkçe cerrahi esere de imza atmış olan Türk hekim...

İlk Türkçe cerrahi eserin yazarı ve Fatih Sultan Mehmet’in hekimi olan Sabuncuoğlu Şerefeddin’in adını taşıyan Tıp ve Cerrahi Müzesi, ziyaretçilerini İlhanlı döneminden günümüze ulaşabilen tek yapıda ağırlıyor. Pirinççi Mahallesi’nde bulunan bu tarihi yapı, 1308-1309 yılları arasında İlhanlı Hükümdarı Sultan Mehmet Olcaytu tarafından inşa ettirilmiş. Müzede, Sabuncuoğlu Şerefeddin’in Cerrâhiyye-i İlhâniyye adlı kitabından alınan bilgiler çerçevesinde çeşitli cerrahi aletler ve tedavi yöntemleri sergileniyor. Anadolu tarihindeki müzikle tedavi yöntemi uygulayan tek hastane olduğu düşünülen binada, bir de Müzik Tedavi Salonu bulunuyor.

13. Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi - Merkez

Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi

Amasya’nın Merkez ilçesinde bulunan ve yılın her döneminde çok sayıda ziyaretçiyi aynı çatı altında buluşturan Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi, ülkemizdeki ilk ve tek Aşıklar Müzesi olma özelliğini taşıyor. Dillere...

Ferhat ile Şirin efsanesine ev sahipliği yapan Amasya, aynı zamanda ülkemizin ilk ve tek Aşıklar Müzesi’ni de içinde barındırıyor. Müzenin isminde yalnızca Ferhat ile Şirin’in adının geçmesi sizi yanıltmasın. Burada; Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Romeo ile Juliet, Anadolu Aşıkları, Mihrimah Sultan ile Mimar Sinan, Anadolu’da Yavuklu Kültürü ve İlahi Aşk isimli sekiz farklı bölüm bulunuyor. Dokuzuncu bölümde ise hediyelik eşyalar satılıyor. Pazartesi dışında her gün açık olan Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi, 09:00 ile 19:00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor.

14. Boraboy Gölü - Taşova

Boraboy Gölü

Amasya’nın Taşova ilçesi sınırlarında yer alan Boraboy Gölü, doğa tutkunları için gerçek bir yeryüzü cenneti. Amasya’nın merkezine 63 kilometre, Taşova’ya ise 15 kilometre uzaklıkta yer alan bu büyüleyici göl, 1050...

Amasya’nın tek gölü olan Boraboy Gölü ve onun çevresinde kurulmuş olan tabiat parkı, doğayla baş başa kalmak ve yeşile doymak isteyenler için gerçek bir yeryüzü cenneti. Taşova ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta bulunan bu muhteşem göl; kayın, kestane, sedir ve çam ağaçlarıyla çevreleniyor. Gölün rengi müthiş bir zümrüt yeşili tonunda. Burası 2013 yılından beri turizm bölgesi olarak tescilli olduğu için, tabiat parkında kamp ve piknik alanı, kafeterya, çeşme, açık otopark, mescit ve çocuk oyun alanları da bulunuyor. Ayrıca, göl çevresinde gece konaklamak isteyenler için ahşap bungalovlar da mevcut. Dileyen ziyaretçiler, göl bisikleti kiralayarak gölde keyifli turlara da çıkabiliyor.

15. Merzifon Bedesteni - Merzifon

Merzifon Bedesteni

Kim tarafından ve hangi yılda inşa ettirildiği hâlen netliğe kavuşmamış olan Merzifon Bedesteni, Amasya’nın Merzifon ilçesindeki Gazi Mahbup Mahallesi’nde bulunuyor. Bedestenin mimarı ve tarihçesi hakkında net bilgilere ulaşılamamış olsa da,...

Son durağımız, Merzifon’un Gazi Mahbup Mahallesi’nde bulunan Merzifon Bedesteni. 17. yüzyıldan kaldığı tespit edilse de henüz inşa yılı ve mimarı hakkında net bir bilgiye ulaşılamayan bu bedesten, inşa edildiği dönemde şehrin en önemli sosyal ve ticari merkezlerinden biriymiş. Dikdörtgen formlu çarşının dört bir tarafında kesme taştan inşa edilmiş büyük kapılar bulunuyor. Günümüzde de çarşı olarak kullanılan Merzifon Bedesteni, 2006 yılında aslına sadık kalınarak uygulanan restorasyon çalışması sayesinde hâlen varlığını koruyor.

Ege Ertan Yazar
10.02.2022
İlgili İçerikler

Ülkemizin zengin yer altı kaynaklarından geçerek bize kadar ulaşan şifalı termal sular, Türkiye’nin termal turizm dendiğinde akla ilk gelen ülkelerden...

Benzer İçerikler

Kentin boğucu atmosferinden uzaklaşmak, doğayla baş başa kalmak ve biraz kafa dinlemek için keyifli bir kamp tatiline çıkmaya ne dersiniz?...

Dünyanın en büyüleyici, ilginç ve sıra dışı kentlerinden biri olan İstanbul, bildiğiniz üzere Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlıyor. Kentin...

Coğrafi konumu ve ev sahipliği yaptığı değerler bakımından yalnızca ülkemizin değil, dünyanın da en önemli şehirlerinden biri olarak görülen İstanbul;...

Daha Haziran ayının başından belli olduğu üzere yine çok sıcak bir yaz bizleri bekliyor. Bunaltıcı sıcaklar özellikle bolca bina ile...

İstanbul’da yaşamanın avantajları olduğu kadar, dezavantajları da var. Şehrin kalabalığı, gürültüsü ve keşmekeşi bazen gerçekten çok bunaltıcı noktalara gelebiliyor. Hele...