Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı güzeller güzeli Gölyazı Mahallesi’nde ve Uluabat Gölü’nün yanı başında duran Ağlayan Çınar, yalnızca 750 yıllık tarihi değil, aynı zamanda yürek burkan efsaneleriyle de ziyaretçilerini derinden etkileyen bir ağaç. 1998 yılında 725 yaşına basan bu doğa anıtı, Bursa'nın en yaşlı çınarlarından biri olarak özel koruma altında tutuluyor. Uzunluğu 25 metreye ulaşan Ağlayan Çınar’ın gölgesinin, yaklaşık 400 metrekarelik bir alana yayıldığını söyleyebiliriz. Bu alanın tamamı SİT alanı statüsünde.
Ağlayan Çınar’a bu ismin verilmesinin sebebi, gövdesindeki dev oyuktan her yıl nisan sonundan mayıs sonuna kadar akan kırmızımsı sıvıdan kaynaklanıyor. Bu doğal olayın nedeni, ağacın köklerinin Uluabat Gölü'ne uzanması ve demir oksit içerikli suyun ağaç bünyesine karışması. Ancak elbette halk arasında bu durum, asırlardır nice efsaneye konu olmuş. Genellikle bu kırmızı damlalar, ağacın gözyaşları olarak yorumlanıyor.
Ağlayan Çınar'ın en meşhur özelliği ise mübadele döneminde yaşanmış acılı aşk hikayesiyle özdeşleşmiş olması. Rivayete göre, Osmanlı döneminde Türkler ve Rumların birlikte yaşadığı Gölyazı'da, Mehmet adlı Türk genç ile Eleni adlı Rum kız arasında derin bir aşk yaşanıyormuş. Bu çınar da onların gizli buluşma yeriymiş. 1923 yılında mübadele sebebiyle Rumların Yunanistan'a gitme zamanı geldiğinde, Eleni de zorunlu göçe tabi tutulmuş. Mehmet, sevgilisini aramaya çıktığında Eleni'nin ağabeyi Yorgi yolunu kesmiş ve bu sevdadan vazgeçmesini söylemiş. Mehmet'in kabul etmemesi üzerine çıkan kavgada Yorgi, Mehmet'i hançerle yaralamış. Yaralı halde buluşma yerleri olan çınara giden Mehmet, ağacın kovuğunda can vermiş. Durumu öğrenen Eleni soluğu çınarda almış ve sevgilisini kanlar içinde ölü bulmuş. Dayanamayan genç kız, belindeki kuşağını ağacın dalına geçirerek hayatına son vermiş. Derler ki, Ağlayan Çınar’ın gövdesinden o zamandan beri bu kırmızı sıvı akarmış.
Gölyazı'nın köy meydanında yer alan anıt ağaç, cami ve kahvehanelerin hemen yanında. Buraya gelen ziyaretçiler tarihi ağacı görürken bir yandan da Uluabat Gölü'nün eşsiz manzarasının tadını çıkarabiliyor.







































































