nerdeneredenerdenerede

Bozcaada Gezilecek Yerler: Bozcaada’da Görülmesi Gereken 14 Yer

Bozcaada Gezilecek Yerler: Bozcaada’da Görülmesi Gereken 14 Yer
Eğer bir sonraki seyahatiniz ya da tatiliniz için rotanızı Bozcaada’ya çevirdiyseniz sizi harika bir deneyim bekliyor demektir. Çünkü doğal güzellikleriyle herkesi büyüleyen Bozcaada, içinde son derece zengin bir tarihi ve kültürel mirası da barındırıyor. Peki, yolunuz Bozcaada’ya düşmüşken hangi duraklara uğramalı ve nereleri gezmelisiniz? Bu sorunun yanıtını öğrenmek için, sizin için derlediğimiz listeye göz atmanız yeterli.

Ülkemizin üçüncü büyük adası ve Çanakkale’nin bir ilçesi olan Bozcaada, Kuzey Ege’nin en gözde tatil destinasyonlarından biri. Ada kültürünü ve tarihi atmosferini hâlen yaşatan bu büyüleyici yer, aynı zamanda ülkemizin hiç köyü olmayan tek ilçesi olma unvanını da taşıyor. Adada toplamda on bir farklı koy, adanın çevresinde de on yedi farklı adacık var. Aslında adanın genelinde Akdeniz iklimi özellikleri görülse de boğazın çıkışında bulunması nedeniyle nasibini aldığı şiddetli kuzey rüzgârları iklim özelliklerini değiştiriyor.

Antik çağlarda Leukophrys ve Tenedos isimleriyle anılan Bozcaada, coğrafi konumunun stratejik olması nedeniyle çağlar boyu birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış. Yapılan kazılar, adanın tarihçesinin M.Ö. 3000’li yıllara dek uzandığını gösteriyor. Bozcaada’nın hakimiyeti tarih boyunca Pelasg’lar’dan Fenikelilere, Rumlardan Perslere, Bizans İmparatorluğu’ndan Cenevizlilere, Venediklilerden Osmanlı İmparatorluğu’na kadar birçok farklı uygarlığa geçmiş. Ada, Osmanlı topraklarına, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinin ardından, yani 1455 yılında katılmış. İlerleyen yıllarda Osmanlılar ve Venedikliler arasında adanın hakimiyeti için verilen mücadele uzun süre devam etmiş. Balkan Savaşları sürerken, 1912 yılında, Bozcaada Yunanistan tarafından işgal edilmiş. I. Dünya Savaşı’nda İngiliz ve Fransız kuvvetleri tarafından lojistik destek sağlama amacıyla kullanıldıktan sonra nihayet, 20 Eylül 1923 tarihinde imzalanan Lozan Anlaşması’yla Türkiye Cumhuriyeti’nin bir parçası haline gelmiş.

Bozcaada, yaklaşık beş asır boyunca Türk ve Rum kültürlerine ev sahipliği yapmış bir yer. Tarih boyunca yoğun göç alıp verdiği için, günümüzde adadaki Rum nüfusu yalnızca birkaç kişiden oluşuyor. Ancak adanın her noktasında iki farklı kültürün sentezinden doğan tarihi, kültürel ve mimari izlere rastlamak mümkün. Aslında Bozcaada’nın yerleşik nüfusu 3-4 bin kişi civarında ama bahar ve yaz aylarında gelen turistlerle geçici nüfus 10 bin kişiye ulaşabiliyor. Söz konusu, tarihi geçmişi böylesine köklü ve turistik açıdan bu kadar popüler bir destinasyon olduğu için, Bozcaada’da mutlaka görülmesi gereken yerler de bir hayli fazla. Gelin, Bozcaada’da gezilecek yerlere daha yakından göz atalım.

1. Cumhuriyet Mahallesi (Rum Mahallesi)

Bozcaada Rum Mahallesi

Asırlar boyu Türkleri ve Rumları aynı çatı altında buluşturmuş olan Bozcaada’nın merkezi, iki farklı mahalleyi içinde barındırıyor. Geçmişte, söz konusu mahalleler ada merkezinin tam ortasından geçen bir dereyle ikiye ayrılıyormuş....

Bozcaada hakkında araştırma yaparken karşınıza sık sık Rum Mahallesi ve Türk Mahallesi isimlerinin çıkması ilk etapta kafa karıştırıcı olabilir. Bu nedenle başlamadan bu konuya açıklık getirelim: Bildiğiniz üzere, Bozcaada tarihi geçmişi sebebiyle Türk ve Rum kültürlerini hâlen bir arada taşıyan bir destinasyon. Geçmişte kasaba merkezi, bir dereyle ortadan ikiye ayrılıyormuş. Derenin bir tarafı Türk Mahallesi, diğer tarafı da Rum Mahallesi olarak adlandırılıyormuş.

Günümüzde derenin yerinde Çınar Çarşı Caddesi var. Rum Mahallesi’nin ismi Cumhuriyet Mahallesi, Türk Mahallesi’nin ismi de Alaybey Mahallesi olarak değiştirilmiş. Ancak hâlen iki mahalle arasında belirgin mimari farklılıklar olduğunu görmek mümkün. Cumhuriyet Mahallesi, Rum mimarisinin klasik yapı geleneğini günümüzde de koruyor. Geniş ve birbirini dik şekilde kesen sokaklar, restore edilmiş tarihi Rum yapılarıyla çevreleniyor. Alaybey Mahallesi’nde ise daha girift ve dar sokaklar var. Cami, namazgah ve çeşme gibi yapılar Alaybey Mahallesi’nin, kilise ve şapel gibi yapılar ise Cumhuriyet Mahallesi’nin sınırları içinde yer alıyor. Bu nedenle her iki mahalle de zaman zaman eski isimleriyle de anılıyor.

Tüm bunlardan ötürü, tarihi Rum yapılarını ve dönemin mimari izlerini gözlemlemek için ziyaret edebileceğiniz ilk durak Cumhuriyet, nam-ı diğer Rum Mahallesi. Yaklaşık beş asır boyunca Türklerin ve Rumların birlikte yaşadığı bu büyüleyici adada, hem estetik hem de tarihi açıdan birbirinden kıymetli yapılar yer alıyor. Ayrıca, günümüzde Rum Mahallesi, Bozcaada’nın eğlence merkezi haline de gelmiş durumda. Müziğin ve muhabbetin eksik olmadığı mahallenin sokaklarında birbirinden popüler yeme içme ve konaklama işletmeleri bulunuyor.

2. Bozcaada Meryem Ana Kilisesi

Bozcaada Meryem Ana Kilisesi

Bozcaada Meryem Ana Kilisesi, diğer ismiyle Kimisis Teodoku Ortodoks Rum Kilisesi, ihtişamlı çan kulesi sayesinde Bozcaada’nın neredeyse her noktasından görülebilen tarihi ve dini bir yapı. Halk arasında Rum Mahallesi olarak...

Rum Mahallesi’nin turistik açıdan en popüler ve ünlü yapılarından biri, Meryem Ana Kilisesi. Diğer ismi Kimisis Teodoku Ortodoks Rum Kilisesi olan bu tarihi yapı, Bozcaada’nın neredeyse her yerinden görülebilen ve yüksekliği 23 metreye ulaşan bir çan kulesine sahip. Kilisenin giriş kapısındaki yazı bu ibadethanenin 1869 yılında inşa edildiğini işaret etse de rivayetler kilisenin Venedikliler döneminden kaldığını söylüyor. 1895 yılında inşa edilmiş olan dört katlı çan kulesi 1980’li yıllardan beri büyük bir kafesin içinde koruma altında. Aşındığı ve tahrip olduğu için koruma altına alınan bu kule, 2007 yılında kapsamlı bir restorasyon çalışmasından geçirilmiş. Ziyaretçiler, pazar sabahları kilisede yapılan ayinlere katıldıkları takdirde bu görkemli yapının içini de görebiliyor. Bunun dışındaki zaman dilimlerinde kilisenin içi kapalı tutuluyor.

3. Bozcaada Müzesi

Bozcaada Müzesi

Bozcaada’nın Rum Mahallesi olarak da anılan Alaybey Mahallesi’nde konumlanan Bozcaada Müzesi, son derece derin bir tarihi geçmişe sahip olan bu adanın belleğinde gezinmek için uğramanız gereken ilk duraklardan biri. Ülkemizdeki...

M. Hakan Gürüney’in bireysel girişimleri sonucunda kurulan Bozcaada Müzesi, ada belleğinde keyifli ve etkileyici bir geziye çıkmak için ziyaret edebileceğiniz ilk durak. Bozcaada Kaymakamlığı tarafından Gürüney’e 2006 yılında tahsis edilen müze binası, bir asırı aşkın köklü bir geçmişe sahip. Müzede Osmanlı döneminden, Çanakkale Savaşı’ndan, Bozcaada’da yaşamış Rum ve Türklerden ve bağcılık faaliyetlerinden kalan çok sayıda obje ve belge sergileniyor. Eski Bozcaada fotoğraflarını da inceleyebileceğiniz koleksiyonların yanı sıra, eski Bozcaada esnafına dair canlandırma köşeleri de var. Dilerseniz, müzenin hediyelik eşya mağazasını da ziyaret edebiliyor ve buradan birkaç hatıra satın alabiliyorsunuz. Rum Mahallesi sınırlarında bulunan müze, her yıl 23 Nisan ile 30 Ekim tarihleri arasında açık.

4. Bozcaada Rüzgar Gülleri

Bozcaada Rüzgar Gülleri

Gün batımını seyre dalmanın keyfi her yerde ayrı güzeldir ama söz konusu eşsiz doğal güzellikleriyle Bozcaada olduğunda bu keyif arşa çıkıyor. Bozcaada’da güneşin doğuşunu ya da batışını izlemek için ziyaret...

Yolunuz Bozcaada’ya düştüyse burada gün batımı keyfi yapmadan dönmemelisiniz. Gün batımı keyfi için en ideal adres de adanın en batı ucunda konumlanan rüzgar gülleri. Batı Burnu olarak da adlandırılan bu bölgede her biri 2000 yılında inşa edilmiş on yedi tane rüzgar gülü var. Rüzgar gülleri, Bozcaada’nın ihtiyacından onlarca kat fazla elektrik üretebiliyor. Batı Burnu’nun iki yanı uçurum olduğu için, rüzgar gülleriyle buluşan gün batımı manzarası harika bir görünüme kavuşuyor. Burası, adanın turistik açıdan en popüler noktalarından biri. Kimi şarabıyla, kimi sandviçiyle, kimi de termos çayıyla buraya gelip gün batımı manzarasının tadını çıkarıyor. Rüzgar güllerini takip ederek uca doğru ilerlediğinizde ise karşınıza tüm görkemiyle Polente Feneri çıkıyor.

5. Polente Feneri

Polente Feneri

Bozcaada’nın en batı ucu olan ve Batı Burnu olarak adlandırılan noktası, hem yerel halkın hem de adayı ziyaret eden turistlerin en popüler duraklarından biri. Çünkü Batı Burnu’nun gün batımı manzarasını...

1861 yılında inşa edilmiş olan Polente Feneri, günümüzde Bozcaada’nın en ünlü simgelerinden biri haline gelmiş durumda. Polente Feneri’ne ister asfalt yoldan, isterseniz da kayalıklardan başlayarak yaklaşık üç kilometre ilerleyen toprak yoldan ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Toprak yolu tercih etmek, keyifli bir yürüyüş yapmak için ideal bir seçenek. Yüksekliği 32 metreye ulaşan Polente Feneri, denizi 25 kilometre uzaklığa kadar aydınlatabiliyor. Özellikle gün batımı saatleri yaklaştığında, burada birbirinden etkileyici fotoğraf kareleri de yakalanabiliyor.

6. Bozcaada Yel Değirmenleri

Bozcaada Yel Değirmenleri

Kuzey Ege’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan ve son derece köklü bir tarihi geçmişi içinde barındıran Bozcaada, yılın her döneminde ziyaretçi akınına uğruyor. Bozcaada’yı özel ve eşsiz kılan onlarca...

Bozcaada’nın yüzyıllara yayılan tarihi geçmişi boyunca oluşan silüetinde, yel değirmenlerinin oldukça önemli bir payı var. Ne yazık ki, geçmişte kuzey ve güney cephelerde bulunan yel değirmenleri zamana meydan okuyamayarak yıllar içinde tahrip olmuş. Uzun süre boyunca atıl kalmalarından ötürü de yıkılmışlar. Ancak Bozcaada Kaymakamlığı, adaya eski silüetini kazandırabilmek adına 2019 yılında kapsamlı bir çalışma başlatmış. Bu çalışma sonucunda yel değirmenlerinin eski yerleri tespit edilmiş ve bu noktalara yeni değirmenler inşa edilmiş. Rum Mahallesi’nin ardındaki taş yolu takip ederek yaklaşık beş dakikada ulaşabileceğiniz yeni değirmenler, ortaya son derece etkileyici bir manzara çıkarıyor. 6,5 metre yüksekliğe ve 4 metre çapa sahip olan iki yel değirmeni, güney cephede yer alıyor.

7. Bozcaada Kalesi

Bozcaada Kalesi

Kuzey Ege’nin en büyüleyici ve popüler duraklarından biri olan Bozcaada, içinde yüzyıllar boyu varlığını koruyabilmiş birbirinden değerli tarihi yapıları barındırıyor. Bozcaada Kalesi de söz konusu yapılardan biri. Adaya feribotla gelirken...

Rum Mahallesi’nde yaptığımız bu keyifli gezintiden sonra gelin; Türk Mahallesi’ne, yeni ismiyle Alaybey Mahallesi’ne geçelim. Alaybey Mahallesi’nde ziyaret etmeniz gereken ilk duraklardan biri, muhtemelen adaya feribotla gelirken uzaktan da görmüş olduğunuz Bozcaada Kalesi. Bozcaada Çanakkale Boğazı’nın çıkışında yer almasından ötürü, tarih boyunca istila riskiyle karşı karşıya kalan bir yer olmuş. Bu nedenle yerel halk adayı güvende tutmak için çareyi, hâlen tam olarak belirlenememiş olan bir tarihte, büyük bir kale inşa etmekte bulmuş.

Venedikliler, Cenevizliler, Finikeliler ve Osmanlılar döneminde adayı istilalardan korumak için kullanılan bu görkemli kale; 1657, 1815 ve 1996 yıllarında kapsamlı onarım çalışmalarından geçirilmiş. Dış ve iç olmak üzere iki farklı bölüme ayrılan kalenin iç kısmında kışla, zindan, minare, cami, revir, levazım deposu, cephanelik ve sarnıç gibi bölümler mevcut. Günümüzde iç kalede tarihi ve etnografik eserler de sergileniyor.

8. Bozcaada Yeni Kale

Bozcaada Yeni Kale

Bozcaada’ya feribotla ulaşım sağlarken adaya yaklaştığınızda çevrenize bakarsanız, önünüzde tüm haşmetiyle duran Bozcaada Kalesi’nin silüetiyle karşılaşacaksınız. Ancak Bozcaada Kalesi, bu büyüleyici adada bulunan tek kale değil. Bozcaada Kalesi’nin tam olarak...

Bozcaada Kalesi, adadaki tek kale değil. Yeni Kale olarak adlandırılan bir kale daha var. 1827 yılında Bozcaada Muhafızı Hafız Ali Paşa’nın emriyle inşa edilen Yeni Kale, Bozcaada Kalesi kadar kapsamlı bir onarım görmediği için ondan çok daha eski duruyor. Hatta Yeni Kale’nin günümüzde yalnızca kalıntılardan ibaret olduğunu söylemek yanlış olmaz. Oldukça dik bir yamacın üstünde bulunan kalıntıların arasında sur duvarlarından ve mezarlardan geriye kalanları görebiliyorsunuz. Yeni Kale’ye giden yol da trekking tutkunları için son derece keyifli bir parkur alternatifi oluşturuyor.

9. Bozcaada Alaybey Cami

Bozcaada Alaybey Cami

Bozcaada’nın merkezi iki farklı mahalleye ayrılıyor. Bunlardan bir tanesi geçmişte Rum Mahallesi olarak anılan Cumhuriyet Mahallesi. Diğeri de geçmişte Türk Mahallesi olarak anılan Alaybey Mahallesi. Adanın ünlü Alaybey Cami’si de...

1700’lü yıllarda inşa edildiği düşünülen Alaybey Cami, ismini de içinde bulunduğu mahalleden alıyor. Tahminlere göre, bu ibadethane Kale Kumandanı Miralay Ahmet Ağa tarafından, harap olan Ali Ağa Cami’nin yerine inşa ettirilmiş. Kırmızı kesme taştan inşa edilen caminin içinde barok motiflerle bezeli pencere kanatları bulunuyor. Mihrap ve minberde süsleme yapılmamış. Ahşap tavan da son derece sade. Caminin avlusundaki küçük hazirede, Osmanlı Sadrazamı Halil Hamit Paşa da dahil olmak üzere on dört kişinin mezarı var. Tarihi Alaybey Hamamı da Alaybey Cami’nin hemen yanında. Ancak hamam yaklaşık elli yıldır hizmete kapalı.

10. Ayazma Manastırı

Ayazma Manastırı

Yunanca "hagiasme" sözcüğünden gelen ve anlamı “kutsal su” olan Ayazma, ülkemizin birçok noktasında bulunan doğal su kaynaklarına verilen genel bir isim. Kuzey Ege’nin en gözde tatil destinasyonlarından biri olan Bozcaada’da...

Alaybey Mahallesi’nde gezerken uğrayabileceğiniz bir diğer durak da Ayazma Manastırı. 1734 yılında Rum azize Aya Paraskevi için yaptırılan bu manastır; çift oluklu bir çeşmeye, iki katlı bir eve ve görkemli çınar ağaçlarına da ev sahipliği yapıyor. Hem çeşmenin yıl boyu akmasından hem de çınar ağaçlarının oluşturduğu gölgelik alandan dolayı; burası, piknik yapmak isteyen ziyaretçilerin de uğrak noktası. Her yıl 26 Temmuz’da Rum Ortodoks cemaati üyelerinin katılımıyla manastırda Ayazma Panayırı da düzenleniyor.

11. Bozcaada Göztepe

Bozcaada Göztepe

Bozcaada, tarihi ve kültürel değerleriyle olduğu kadar, doğal güzellikleriyle de ün salmayı başarmış bir destinasyon. Haliyle adanın farklı noktalarındaki doğal ortamın tadını çıkarmanın ve ayaklarınızın altına serilen müthiş manzarayı seyretmenin...

Bozcaada’nın sizi manzarasıyla büyüleyebilecek birçok noktası var. Ancak Göztepe, hepsinden ünlü. Bozcaada’nın en yüksek noktası olan Göztepe, size ada manzarasına 192 metre yüksekten bakma olanağı tanıyor. Buraya ulaşmak için ya yaklaşık kırk dakikalık bir tırmanış yapmanız ya da özel aracınızla ulaşım sağlamanız gerekiyor. Ancak Göztepe’ye giden yol ancak bir aracın sığacağı genişlikte. Bu nedenle şoförlüğüne güvenmeyenlerin yürüme yolunu tercih etmesi daha doğru olabilir. Yürüyüş yolu biraz yorucu ama tepeye ulaştığınızda gördüğünüz manzara tüm yorgunluğa değiyor.

12. Ayazma Plajı

Ayazma Plajı

Bozcaada, başta yaz sezonu olmak üzere yılın her döneminde ziyaretçi akınına uğrayan bir destinasyon. Özellikle yaz sezonunda, adanın ziyaretçileri katbekat artıyor. Bu artışa sebep olan en büyük unsurlardan biri, Bozcaada’nın...

Bozcaada’nın merkezine yaklaşık 7 kilometre mesafede bulunan Ayazma Plajı, yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor. Plaja hem özel araçla hem de merkezden saat başı kalkan minibüslerle ulaşım sağlamak mümkün. Girişte herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor. Ancak şezlong veya şemsiye kiralamak için plajdaki işletmelerden hizmet almanız gerek. Ayazma Plajı, baştan sonra tertemiz ve incecik kumlarla bezeli. Plajın çevresinde hem aracınızı park edebileceğiniz alanlar, hem de yeme içme işletmeleri bulunuyor. Ancak bu plajı tenha bir atmosferde ziyaret etmek istiyorsanız mutlaka sabahın erken saatlerini tercih edin. Aksi takdirde kalabalıktan uzaklaşmak pek mümkün olmuyor.

13. Akvaryum Koyu (Mermer Burnu)

Akvaryum Koyu (Bozcaada)

Doğal güzellikleriyle tüm ziyaretçilerini büyüleyen bir yer olan Bozcaada, toplamda on bir farklı koya ev sahipliği yapıyor. Söz konusu koyların her biri birbirinden eşsiz. Ancak içlerinden en popüler ve ünlü...

Bozcaada’nın birbirinden güzel birçok koyu var. Ancak bunların içinde en popüler olanlardan biri, şüphesiz ki Akvaryum Koyu. Merkeze yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki bu koyun etrafında hiçbir yapılaşma yok. Bu nedenle yeme içme ya da konaklama tesisi de mevcut değil. Bu sayede Akvaryum Koyu’na gittiğinizde tümüyle doğayla baş başa kalabiliyor ve hem cam berraklığındaki denizin hem de etrafınızdaki yemyeşil atmosferin tadını çıkarabiliyorsunuz. Temel ihtiyaçlarınızı yanınızda götürdüğünüz sürece, bu koyda harika vakit geçireceğinizden hiç şüpheniz olmasın.

14. Habbele Plajı

Habbele Plajı

Eğer siz de bir deniz aşığıysanız, Bozcaada’nın müthiş atmosferiyle ve tertemiz deniziyle sizi hayal kırıklığına uğratmayacağınızdan emin olabilirsiniz. Çünkü Bozcaada, birbirinden eşsiz koylarla ve doğal güzelliklerini hâlen koruyan plajlarıyla ünlü....

Akvaryum Koyu ve Ayazma Plajı, Bozcaada’nın yaz aylarında en çok rağbet gören durakları arasında. Bu nedenle bu noktalarda genellikle tenha bir atmosferle karşılaşamıyorsunuz. Eğer mümkün olduğunca sessiz ve sakin bir yerde denize girmek istiyorsanız, doğru adres Habbele Plajı. Ayazma Plajı’ndan yaklaşık 20-25 dakika yürüyerek de ulaşabileceğiniz bu plaj, ada merkezinden yaklaşık 8 kilometre uzakta. Çakıl taşlarıyla karışık kumlarla bezeli plajın denizi de sığ. Bu sayede çocuklu aileler de burada rahatça denize girebiliyor. Üstelik, Habbele Plajı’nda yeme içme ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz işletmeler de var. Bu işletmelerden şezlong ve şemsiye de kiralanabiliyor.

Ege Ertan Yazar
04.04.2022
Benzer İçerikler

Kentin boğucu atmosferinden uzaklaşmak, doğayla baş başa kalmak ve biraz kafa dinlemek için keyifli bir kamp tatiline çıkmaya ne dersiniz?...

Dünyanın en büyüleyici, ilginç ve sıra dışı kentlerinden biri olan İstanbul, bildiğiniz üzere Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlıyor. Kentin...

Coğrafi konumu ve ev sahipliği yaptığı değerler bakımından yalnızca ülkemizin değil, dünyanın da en önemli şehirlerinden biri olarak görülen İstanbul;...

Daha Haziran ayının başından belli olduğu üzere yine çok sıcak bir yaz bizleri bekliyor. Bunaltıcı sıcaklar özellikle bolca bina ile...

İstanbul’da yaşamanın avantajları olduğu kadar, dezavantajları da var. Şehrin kalabalığı, gürültüsü ve keşmekeşi bazen gerçekten çok bunaltıcı noktalara gelebiliyor. Hele...